Matematik Köşesi

HAYATIMIZ MATEMATİK

Bu yıl matematik dersine girdiğim sınıflardan birinde her zamankinden farklı bir konu ile başladık derse. Dersimiz sıkça sorulan bir sorunun farklı bir versiyonu idi. Dersin konusu, daha matematik bölümünü seçmeden liseli yıllarımda matematik hocama ders esnasında; dersin akışından veya konuların reel hayattan uzak olmasından kaynaklanan bir soruya daha doğrusu bir siteme cevap olabilecek nitelikte idi. Evet o yıllarda hocama sorduğum soru fonksiyonların tersi, ikinci dereceden denklemlerin katsayıları toplamı veya asal sayıların sonsuzluğu ile ilgili değildi. “ İyi de hocam bu bizim ne işimize yarayacak? ” şeklinde ifade ettiğim duygularım diğer arkadaşlarımın da belli etmeseler veya söylemeye cesaret edemeseler de zihinlerinde süzülüp giden bir soru işareti idi.

Öğrencilerimin bir yıl boyunca anlatacağım konulara ve çözeceğim problemlere bakış açılarını netleştirme noktasında çok önemli bir kırk dakika geçirecektik; bu soruya cevap verebilirsek eğer.

Evet, dersimiz kara tahtaya beyaz tebeşirle yazdığım birkaç sembol ve bir parça işlem ile değil; projeksiyon cihazından beyaz perdeye yansıyan tek bir slayt ile başladı ve son buldu. .. “MATEMATİK NE İŞE YARAMAZ…!” Öğrencilerimle tatil dönüşü hasbi hal ettikten sonra ortaya attığımız bu soru cümlesinin ( matematiksel tabirle bu problemin) yanıtlanması ve çözüme kavuşturulması gerekiyordu. Nitekim bu problemi çözmeden ve bu soruya gerçekçi bir cevap bulamadan diğer problemleri çözmeye geçmek pek de anlamlı olmayacaktı. Fakat öğrenci merkezli eğitim anlayışına istinaden bu sorunun çözümünü öğretmenin anlatması; öğrencilerin ise tabiri caizse kulak misafiri olması şahsımca düşünülemezdi. O halde tüm öğrenciler aktif olarak bu soruya cevap vermeli idi.

Önümüzdeki ders için her öğrencinin matematiğin kullanılmadığı bir alan veya bir meslek grubu bulmasını isteyerek yılın ilk dersini noktaladık; daha doğrusu noktalı virgülle yarıda bıraktık. Bir sonraki dersimiz ilk dersimizden daha neşeli ve canlı idi. Kimi şair dedi kimi yazar, kimi temizlik görevlisi dedi, kimi imam kimi müezzin… Kimi pop starların hiç işine yaramaz dedi kimi ise “ Futbolcunun ne işine yarasın matematik…” hocam dedi. Fakat ben genelde susuyor, diğer öğrencilerin bir diğerinin bulduğu meslek alanına itiraz ederek matematiğin hayatımıza az veya çok etkisinin olduğunu savunmalarını dinliyordum. Sınıfın önünde öğretmen masasının arkasına saklanmış bıyık altından gülümsemeye başlayan bu sinsi(!) öğretmen sadece tartışmalara yön veriyor, pasif bir sunucu edasıyla dersi yönetirken öğrenciler yavaş yavaş aşçının yemek yaparken, otobüs şoförünün aracını kullanırken, emlakçının ev satarken, bir pilotun füzeyi hedefe kitlerken az veya çok matematik kullandığını; hayatımızın matematikle oldukça içli-dışlı olduğunu söylemeleri ile son bulmaya başladı.

Artık diğer problemleri ilerleyen derslerimde rahatça çözmeye başlayabilir; öğrencilerime “Hayatımız Matematik” pardon “Dersimiz Matematik” diyerek derse başlayabilirdim.

Bir sonraki sayıda yeni problemlere çözüm bulmak ve tekrar buluşmak dileğiyle...

Ahmet ALGAN

 
Özel Yenimahalle Pınar İlköğretim Okulu, Pınar Koleji 2010 - Özel Çankaya Pınar İlköğretim Okulu - tasarım F- Design